"Atılan işçiler, geri alınsın!"
"Atılan işçiler, geri alınsın!"
Yaşamı üretirken, yaşamını yitiren işçiler.
İSİG Meclisi:
"Yaşamak ve yaşatmak için örgütlü mücadeleyi yükseltelim…
Şubat ayında en az 126 işçi hayatını kaybetti"
"Kadının aile içerisinde harcadığı emek değer yaratmaz. Ama yararlılığı olan kullanım değeri yaratır. Kullanım değeri, aile içerisinde tüketilir. Bu tüketimle, işçinin emek gücü yeniden üretildiği gibi, aile de kendisini yeniden üretmiş olur."
kapitalianlama.blogspot.com/2019/09/kapi...
İSİG Meclisi:
"Ayrımcılığın, Şiddetin, Sömürünün ve Yok Sayılmanın Kıskacında Kadın İş Cinayetleri..
2013’ten bugüne en az 1623 kadın işçiyi iş cinayetlerinde YİTİRDİK!"
Günün Çağrışımı:
"Kadının özgürlüğü, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, yalnızca emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulmasıyla olacaktır." Clara Zetkin
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
Kadınların, sömürüye ve eşitsizliğe karşı mücadele verdiği güne selam olsun.
Mücadele, kazanım..
Aylarca ücret alamamak..
En çok ta yoksulu etkileyen enflasyon artışı, çarşı pazar meta fiyatlarında artış, cepteki paranın alım gücünde düşme olarak görünür.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi:
" 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda 1267 işçi hayatını kaybetti
Raporumuzu Bağımsız Maden-iş Sendikası önderliğinde "üreten biziz yöneten de biz olacağız" şiarıyla mücadele eden Polyak işçilerine ithaf ediyoruz…"
Eğitim emekçileri bugün, bir öğrenci tarafından katledilen meslektaşları Fatma Nur Çelik için; eğitimde şiddete karşı iş bırakma eylemindeler.
Ödenmeyen ücret ve tazminatları için mücadele veren; Polyak Maden işçilerinin eyleminden bu foto, şurada dursun.
İşçi emek gücünü sözleşme gereği belirli bir ücret karşılığında satar, işçi çalışır ve ücretini alır. Öyle bir sistem ki, kapitalist sözleşmeye uymuyor, işçinin hak edilmiş ücretini gasp ediyor. İşçi sadace ücretini ve haklarını geliştirmek değil, kazanılmış hakkı için de mücadele zorunda kalıyor.
Ücret, işçinin ve ailesinin temel gereksinimlerini karşıladığı, hak edilmiş değerdir.
İşçinin ücretini ödememek, hak edilmiş değeri gasp etmekten; işçiyi ve ailesini açlığa zorunlu bırakmaktan başka bir anlam taşımaz. İşçilerin kazanılmış hakları ödensin.
ABD-İsrail emperyalist saldırganlığının üzerindeki demokrasi getirme örtüsünü kaldırdığımızda; sermayenin kâr kaynaklarını kontrol ve denetimi apaçık görünür olur.
Emperyalist saldırganlığın demokrasiyle işi olmaz, bu saldırganlığa yön veren şey; emperyalizmin kontrol ve egemenlik ihtiyacıdır.
Emperyalist savaşlar; insanlığa, doğaya yıkım getirirken; sermayeye kâr ve egemenlik getirebilen yıkıcı bir araçtır.
Türk-İş araştırmasına göre; şubat ayında açlık sınırı 32 bin 365 TL, yoksulluk sınırı ise 105 bin 424 TL olarak gerçekleşti.
Zorlaşan çalışma ve yaşam koşullarında işçi eylemleri yükseliyorken; sessizliğini koruyan işçi sendikaları, sınıfına yabancı bürokratik yapılarıyla ayakta kalmaları zor.
Ya sürecin zorladığı mücadeleyi kucaklayacaklar, ya da emek örgütü olarak meşruluklarını yitirecekler.
İşçinin emeği, kapitalist için yalnızca üretim sürecinde harcanan bir maliyet kalemi değildir; o, sermayenin kaynağıdır. İşçi, ürettiği değerin ancak bir kısmını ücret olarak geri alır. Geriye kalan artı-değer ise sermayenin büyümesidir.
Ödenmeyen ücret ve tazminatları için mücadele veren; Polyak Maden işçilerinin eyleminden bu foto, şurada dursun.
“Eğer burada Polyak işçisi kazanırsa Türkiye işçi sınıfı kazanacaktır. Eğer kaybederse bütün işçi sınıfı kaybedecektir. Bu nedenle Polyak işçisiyle dayanışma ve birlikte mücadele tarihsel sorumluluğumuzdur”
Özelleştirmelerin emeğin hak kaybına neden olmaması için; var olan kazanımları koruma ve yeni kazanımlar elde edebilme mücadelesi, aciliyet ve önem kazanıyor.
Günün Çağrışımı:
"Bugüne kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf mücadeleleri tarihidir." Komünist Manifesto
"..Patron korunuyor, işçi yalnız bırakılıyor. İş kazası doğru biçimde kayda geçmediği için işçi dava açtığında elinde delil kalmıyor. Patron ise hiçbir sorumlulukla karşılaşmadan üretime devam ediyor. Böylece işçi yalnızca kazada değil, kazadan sonra da mağdur ediliyor.”
Günün Çağrışımı:
"Eşit haklar arasında son sözü kuvvet söyler." Karl Marx
Sermayenin gözü, milli parklarda..
"Toplumda gerçekten süzüle süzüle en alt katmanda yer alan kesimlerin çocukları bunlar. Yoksul kesimin, yaz tatillerinde bile sürekli çalışmak zorunda kalan çocuklarından bahsediyoruz..."
Hatırlamak bir eylemdir.
21 yıldır tarihin, emeğin ve direnişin tanıklığını yapıyoruz. Hatırlamak, anlamak ve yüzleşmek için festivalde buluşalım.
#BirFestivalVar #CharlieChaplin #İşçiFilmleriFestivali
“İşsizlik, borç ve yoksulluk üçgeninde sıkıştık. En ufak ses çıkaranın kapı önüne konulacağını herkes biliyor.”
Sosyal güvenlikte devrim şart!
Sosyal güvenlikte ‘reform’ illüzyonlarına değil, bir devrime ihtiyaç var!
Adaletsiz sistem yerine, sade, kamucu ve adil bir yapıyı yeniden inşa etmek şart.
Sorun kaynak yokluğu değil, yeniden bölüşüm ve siyasi tercihtir.
www.birgun.net/makale/sosya...