Gölgesinde vatan var.
Gölgesinde vatan var.
Kendi düşen insan ağlamaz ama çelme atılarak düşürüldüğünü söyleyerek durumuna gizemli bir anlam katmaya çalışır çoğu zaman.
İki kişilik cümle kuramayan insan, iki kişilik susar.
Beğenilme, takdir edilme, onaylanma, doğal olarakda ödüllendirilme duygusu, beklentisi insanları ne hale getiriyor!
Edebi adabı, görgüsü hayası olmayan birini, hiçbir düşüncenin, inancın, ideolojinin, anlayışın, ekolün kostümü, üniforması, sembolü, ritüeli insan yapmıyor maalesef.
Elbet bir gün herkes kendi gerçeğiyle yüzleşir. Yalan, sahibini en çok kendine rezil eder.
Islanmayı göze alan, şemsiye aramaz.
Sözler, hayatın hızına yetişemiyor; hep birkaç adım geriden geliyor...
İnsanların sosyal medyadan yediği virüsün adı üslup ve kanaat bulaşması! Böyle bir durumda insan fikir ve kanaat sahibi değil başka insanların kanaatlerinin taşıyıcısı oluyor sadece.
There are 3 dots next to the post, click on it and translate.
You can translate my posts
Sadece kaş yaptığını sanıp göz çıkaran insanlara değil bildiğim tüm kelimelerede kırgınım. Üç beş tanesini toparlayıp bir cümle kurmak bile gelmiyor içimden. A.Z
Deprem öldürmez bina öldürür! Binaları canavara dönüştürenler kim?!
Aralarında su sızmasına dahi ihtimal vermediğiniz insanları bir nehrin iki ayrı yakasına atıveriyor hayat
Büyük birader santranç oynadığında en çok piyonlar hareket halinde olurlar !
İnsan bazı şeylere aklı olduğu ve de onu korumak için inanır ama bazı şeylere de aklını yitirdiği için!
Kanlı gözlerle arayıp mızrağı, nasırlı ellerle kavrayarak... Hesaplayıp yakını ırağı. En nasırlı vicdana saplayarak... Bu yolda değil işkenceyi, ezayı; Ölümü dahi hesaplayarak... Saldırmak yaşamaktır zulmün kalelerine.
Bütün takma ve sahte ifadelerini tutuklayınca gece, ölüme çalıyor insanın yüzü,
Görür olmak görünür olmaktan iyidir.
Varmak istemediğim yere giden trenlerin kaçmasına üzülmedim, çünkü varmak istediğim yere giden yolda yaya ve yalnız kalmak benim tercihimdi! Dolmuşa binenlerin varacağı yerde dolmuşun götürdüğü yerdir!... A.Z
Sözünde fazlası, gereksizi israftan sayılsa profil resmimizden başka ne kalırdı bize ait olan? Söz yürekten işlenerek dilden dökülmüşse, sevgiyi de, öfkeyi de ifade etse elbetteki bir anlamı vardır ama sevgilerimizin ve öfkelerimizin ne kadarıdır bize ait olanı?!
El eldivenden, yüzde maskeden daha temizdir!
Hayat, yolumuzu yaralı insanlara doğru çevirir. Kral sofrasında ziyafet çekmek ve yalakalık insani duyarlılık kaybıyla sahip olunabilen bir meslek olabilir ama marifet değildir...
Çalışmak ; Engellendiğinde özgürlük, mecbur kaldığında da esaretmiş!
Kalp sözün tezgahıdır, sözde kalbin ve aklın dışavurumudur ama papağanlar istisna!
Aynalar yüzümüzü değilde içimizi gösterseydi muhtemelen ya onlar yada biz kırılırdık
Gece bizi bizde kendimizi dinleriz ama en güzel yanıda aklımızda sadece sevdiklerimizin kalması...
Ekmeğin varlığı özgür kılar, yokluğu da öyleymiş! Yokluğuna sebep bu saatte dışarıdayım.
Kurgunun, mizansenin, yalanın, riyanın, hikayenin her zaman farkedilebilecek sırıtan bir yüzü vardır. Gözde körlük idrakta körelme yoksa!
Bugün huzuru,huzur hakkını nema da parada,imkanda konforda arayanları en yakınınızda tutup koruyup kollarsanız yarın sırtınızdaki hançerlere parmak izlerini bırakırlar.