Buraya da böyle abuk subuk "haber sayfaları" gelmeye başladı. Aman ha dostlar şimdi size yakın görüşler paylaşıyorlar diye prim vermeyin. Kaynağı belli olmayan haber sayfalarına engeli basın. Sonra dezenformasyonla uğraşmak zorunda kalacağız.
Buraya da böyle abuk subuk "haber sayfaları" gelmeye başladı. Aman ha dostlar şimdi size yakın görüşler paylaşıyorlar diye prim vermeyin. Kaynağı belli olmayan haber sayfalarına engeli basın. Sonra dezenformasyonla uğraşmak zorunda kalacağız.
Halkın direnişi sürer ve çözüm süreci aksamaya devam ederse sanki buna ikna olma ihtimali artar gibi geliyor bana. Bilemiyorum çok mu iyimser bir düşünce.
Muhalefet için en kestirme yol şu olabilir: CHP ve DEM, Bahçeli'yi "Erdoğan şu anda sana da bize de ayak bağı, gel sen erken seçime he de, Erdoğan sonrasında seninle müzakere edelim". Yani MHP aklının böyle bir şeye ikna olacağını düşünmek biraz safdillik olabilir. Ama hiç değilse denenebilir. +
Ooo bluesky'a yeni gelenler var. Burası polemiksiz, tatsız tuzsuz bir yerdi. Hadi azıcık tartışalım artık :)
Bilmeyenler için:
Ben Carla Bruni'nin eşinin Sarkozy olduğunu bilmiyordum. Az önce öğrendim. Sonra da bu fotoğrafa denk geldim. Harika bir fotoğraf değil mi? Umut Sarıkaya'nın "gel lan gezelim" karikatürü gibi.
Bugün bu kardeşiniz İspanyolca siyaset tartıştı. Bu bir dönüm noktasıdır. İnsanlık için sikindirik benim için büyük bir adım.
Ben tartışmayı çok özledim ya. Böyle oturacağız, karşımızdaki insanın iddialarını çürütmeye çalışacağız, altta yatan varsayımlara ineceğiz. Valla tartışmada mort olmayı bile özledim. Bence iki insanın birbirine en samimi sevgi ifadelerinden biridir bu.
Bu bluesky'ın sorunu kimsenin tartışmaması herhalde. Ne yapalım lan illa küfür mü edelim?
başka bir açmazı da şu: Erkekler tam olarak kadınları üzerine rekabet ettikleri bir kaynak olarak gördükleri için kısıtlamaya çalışırlar. Yani kadın düşmanlığının temel sebebi bu algıdır. Kadının doğum kapasitesini erişmemiz gereken ve başka erkeklerin erişmemesi gereken bir şey olarak düşünürüz.+
Yani erkeğin flörte öncü olması doğal ve değişmez (ve haliyle çocuk gibi şikayet etmeyi bırakıp adam gibi kabullenilmesi gereken) bir şeyse, kadınların ilişkide bakım veren (özellikle çocuklara) kişi olması, bu rolü alması neden doğal değil de toplumsal bir inşadır? Incel karşıtı pozisyonun +
karşısındaki pozisyonun büyük sıkıntıları var. "Kadınlar da teklif etsin" diyenler radikal bir kadın erkek eşitliğini savunduğu için bunu demiyor. Onlara kalsa kadının yeri mutfak. Karşısındaki pozisyon da neden bazı cinsiyet rollerini doğal bulmadığını, bazılarını ise bulduğunu açıklamaya muhtaç.+
laf etmek yeterli sanki. Burada Hunter denen mal değneği cinsiyet rollerini nasıl görüyor bakalım. Sanki doğal ve değişmez şeyler gibi. Batı aleminin kafası karışık, şimdi feminizm kadınların işine gelen ve erkekleri rahatsız eden her şey oluverdi herhalde. Burada hem incel pozisyonu hem de +
yaklaşmadım ve "duygularımızdan emin olana kadar birbirimizi tanıyalım, bir şeyleri aceleye getirmeyelim, sonra ne istersek yaparız" gibi bir kafaya girdim. Sonuç felaket oldu. Kadınlar böyle bir davranıştan fena halde soğuyorlar. Bunun aksini iddia etmeleri bir şeyi değiştirmiyor. Böyle +
Çocuğunuz yapsa "aferin" demeyeceğiniz ya da insanlara bu konuda çocuğunuzla övünmeyeceğiniz her davranışı, her tercihi aslında kınıyorsunuz. Sadece kınadığınızı söylemek işinize gelmiyor.
önemli bir parçasıymış gibi davranmıyordum. Bana dedi ki bu böyle olmaz. Ben de düşündüm dedim ki kendime: "Ulan ben zaten bu ilişkide sırf fazla çaba harcamadığım için varım. Bu kıza tutkun değilim bu çabayı harcamak bana zül geliyor". Kıza da dedim ben bu çabayı harcayamam. O yüzden ayrılalım.+
var. Eli yüzü düzgün vs. Ama ben kıza aslında en baştan vurulmadım. Sonradan da vurulmadım. Biz geziyoruz tozuyoruz vs. Her şey güzel. Ben minimum çaba sarf ediyorum ama ilişkiye. Çünkü dediğim gibi kıza vurulmadım. Biraz zaman geçti, kız haliyle benden daha fazlasını talep etti. Ben ona hayatımın +
Issız adam havalarında mı, deyin ki "Ben ilişki istiyorum, bana bunu veriyor musun vermiyor musun". Vermiyorsa, felsefe yapıyorsa, küt her yerden engelleyin bir daha da görüşmeyin. Bitti gitti. Yenisi, daha iyisi (yaklaşık beş dakika içerisinde) bulunur. Mansplainingin dibine vurdum, linç gelir mi?
talep ediyoruz zaten en başta. Sana gelene makul isteklerini o anda söyleyip şartları, sınırları o anda koyabilirsin yani. Nasıl oluyor da bir erkeğin elinde böyle acı çekebiliyorsunuz? İstediğinizi vermiyorsa basın tekmeyi, anında yenisini bulursunuz. Ültimatom verin mesela (ama kuru tehdit değil)+
Yani bir uygulama indirip beş dakika içerisinde yüzden fazla eşleşme alabilecek insanların kendilerini bir kişiye bu kadar mecbur hissetmeleri, onu kaybetmekten korkmaları filan tuhaf geliyor bana. Kadınlar her zaman ilişkide yüksek ele sahiptir oysaki. Biz size geliyoruz, biz sizden bir ilişki +
Olm bu "zor kadın olun" şeyini kim çıkardı? Ben hayatımda hiç zor kadın kovalamadım. Bir kadın çok zorsa onu fethedecek erkeğe başarılar dileyip hayatıma devam ediyorum :)
Ama göçmenler de herhalde bu Alman suratsızlığına ayak uydurmuş olacaklar ki herkes suratsız. Ama iyi oldu, İspanya'dan taşınmak gibi hatalı bir düşünce aklıma gelince hemen Alamanya'yı hatırlayıp bundan vazgeçeceğim. Barselona'ya gidip herkese hola demeye hasret kaldım.
Alamanya'dayım. Gülümsemek yasaklanmış gibi bir ülke. Kimse kimseye selam vermiyor. Güzel şeyler: Lachs diye bir tür somonları var, o güzel. Patates salatalarını beğendim. Sosisli işte sosisli yani yenir. Ve tabi ki Türk yemekleri. Abi bir memleketin en güzel şeyi göçmen yemekleri olur mu? Oluyor.
Dr. İlhan Döğüş ile Başka Bir Ekonomi Fikri programının dün akşamki bölümünde "Bütçe, Enflasyon ve Maaş Zammı: Ekonomi Bir Bölüşüm Meselesi mi?" sorusuna Dr. Tansel Güçlü ile cevap arandı.
Kaçıranlar için ⤵️
www.youtube.com/watc...
I am sure if we replicate the study for Türkiye, we would find the same thing.
Benimki fazla squat yapmaktan o kadar sert oldu ki sıktırabilecek kimse yoktur. Ancak okşanabilir. Yoksa siz hâlâ squat yapmıyor musunuz?
Efenim sizin gönderilerinize sarmış gibi oluyorum ama melatonin alınız :) Hâlâ bazı geceler uyanıyorum ama artık çoğu gece deliksiz uyuyorum. Bir de klasik işte ekran süresini azaltmak, kardiyo egzersizler yapmak vs. lazım. İçki ve sigara da çok bozar uykuyu.
Güney Kore'nin kalkınmasının "demokrasi mucizesi" olarak gösterilmesini hayretle izliyorum. Ülkede 1987 yılına kadar askeri cunta yönetimi vardı. Ülke kişi başına gelir anlamında Türkiye'nin çok gerisindeyken, bu dönemde Türkiye'yi yakalayıp geçti.
1/
İnsanlar bana etkileşim vermeyince içimden şey diyorum: Ben çok komiğim ama insanlar beni anlamıyor.
İleride çocuğuma bir şeyler bırakamamak düşüncesi pek acıklı. Yani çok bir şey zaten bırakamam da en azından bir ev kalsa derim. Maksat zaten zengin olmak değil de parasal olarak biraz güvende hissetmesi. Bu güvenin bende olmaması beni hep aşağı çekti, diğer insanlara kıyasla risk alamıyorum mesela.